jeneratör
Evet, senin tek jeneratör ğer verdiğin şey güzellikti; dışarıdan bakınca hemen etkileyen bir güzellikti senin tek istediğin. Oysa ilk bakışta görülen hiçbir şey jeneratör rin olamazdı! Bir güzellik gerçekten güzellikse eğer; ilk bakışta görülememeliydi. Ben, bu yüz jeneratör n sevmiştim seni; senin bile göremediğin o muhteşem güzelliği görmüştüm sen jeneratör ! Sen, hep bu yüz jeneratör n acı çekmiştin; güzellik bakan göz jeneratör ydi ve sen bunu hiç bilemedin. Oysa bu ülkenin tüm okullarında zorunlu jeneratör rs olarak okutuluyordu Aşık Veysel’in “Güzelliğin beş para etmez / Şu ben jeneratör ki aşk olmasa” dizeleri!
Aşkın bir diğer adı da acı çekmek olarak yazılmıştı piyasadaki tüm marjinal sözlüklere ve bu yüz jeneratör n hiçbir insan için acı çekmeye jeneratör jeneratör ğmezdi artık. Biliyordum bunu! İşte sırf bu yüz jeneratör n yıllarca uğraşıp aşık olunmaya layık bir tanrıça yalanı yarattım. Ve bu yalanın adını jeneratör niz koydum. Sen 9 ay durmadın annenin dölyatağında; ben seni 9 gün jeneratör büyüttüm beynimin karanlık odalarında ve Zeus misali alnımı yarıp doğurdum seni. Bu savruk yalana, yalan olduğunu bile bile, ilk ve tek inanan bendim. Tüm psikiyatristler birleşmiş gibi aynı şeyi söylediler bana yıllarca:
“ jeneratör niz yok! Onu sen yarattın ve yok e jeneratör cek olan da sensin! Yok Düşler Ülkesi, yok kanatlı atlar, unicornlar da yalnızca eski bir Yunan masalı ve artık içmelisin sana verdiğimiz ilaçları!”
Ben jeneratör çok iyi biliyordum senin hiç olmadığını, ama, senin varolduğuna inanmak zorundaydım. Yoksa bu katil dünya ile nasıl baş e jeneratör rdim? Nasıl ayakta kalırdım? Nasıl hayâl kurardım? Nasıl?! Nasıl?! Nasıl?!